example

KADINDA CİNSEL İSTEK BOZUKLUĞU

 

Azalmış Cinsel İstek Bozukluğu DSM-IVÖlçütleri

 

A. Sürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde, cinsel fantezilerin ve cinsel etkinlikte bulunma isteğinin az olması (ya da hiç olmaması). Klinisyen, kişinin yaşı ve yaşam koşulları gibi cinsel işlevselliğini etkileyen etkenleri göz önünde bulundurarak cinsel isteğin azaldığı ya da hiç olmadığı yargısına varır.

 

B. Bu bozukluk, belirgin bir sıkıntıya yada kişiler arası ilişkilerde zorluklara neden olur.

 

C. Bu cinsel işlev bozukluğu, başka bir Eksen I bozukluğuyla daha iyi açıklanamaz ( başka bir Cinsel İşlev Bozukluğu dışında) ve sadece bir maddenin (örneğin kötüye kullanılabilen bir ilaç, tedavi için kullanılan bir ilaç) ya da genel tıbbi birdurumundoğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.

Kadında cinsel istek bozukluğu, süreğen ve tekrarlayan bir biçimde cinsel eylem için cinsel fantezi ve arzunun olmaması veya zayıf olması durumunda konur. Sevişme isteğinin yanında cinsel hayaller kurmak, cinsel konularla ilgilenmek, erotik uyaranları izlemek gibi bir istek de ya hiç yoktur ya da çok seyrek olarak

oluşur. Herhangi bir cinsel etkinliği başlatmak ya da eşinin başlattığı cinsel etkinliğe katılım konusunda isteksiz ya da az isteklidirler. Sevişme ya da mastürbasyon sırasında ıslanma, göğüslerin dikleşmesi gibi cinsel uyarılma belirtileri ya zayıftır ya da hiç gerçekleşmez. Ayrıca cinsel haz da ortaya çıkmaz ya da çok zayıftır. Orgazm ise çoğunlukla olmaz. Cinsel isteksizliği olan kadınların birçoğu cinsel birleşmenin hedeflenmediği evlilik öncesidönemdeön oyunlara cinsel yanıt verebilmişlerdir.

 

Cinsel isteksizlik erişkinliğin başından beri olabileceği gibi sonradan da ortaya çıkabilir. Başlangıçta normal bir cinsel isteğin bulunduğu bir dönemin olması, cinsel isteksizliğin sonradan gelişen bir nedene bağlı olduğunu düşündürür ve olasılıkla tedaviye daha iyi yanıt verir. Ergenliğin başından beri olan cinsel isteksizlikte ise çoğunlukla daha ciddi etkenler söz konusudur.

 

SIKLIK

Cinsel istek bozukluğu, uyarılma bozukluğuyla birlikte kadınlarda en sık görülen cinsel işlev bozukluklarındandır. Araştırmalar, tedavi için başvuran her 3 hastadan 1'inde cinsel istek bozukluğu olduğunu göstermektedir.

 

Bir diğer araştırmaya göre cinsel istek azlığı terapiye gelenlerin %40'ında bulunmaktadır. Mercer'in 2003 yılında, yaşları 16-44 arasında değişen 6399 kadın üzerinde yapmış olduğu bir çalışmada 1 sene boyunca en az 1 ay cinsel istek bozukluğu gösteren kadınlar %40.6; en az 6 ay boyunca cinsel istek bozukluğu gösteren kadınlar %10.2 bulunmuştur.

 

 2003 yılında Richters tarafından yapılan, yaşları 16-59 arasında olan 9134 kadının katıldığı bir diğer araştırmada, cinsel istek bozukluğu yaşayan kadınlar; cinsel işlev bozukluğu gösteren kadınların %54.8'ini oluşturmuş ve bu bozukluğu en çok yaşayan yaş grubu 30-39 ve 50-59 (%60.9) bulunmuştur.

 

 

 

 

NEDENLERİ

A.BİYOLOJİKNEDENLER:

 

Cinsel isteksizlik çeşitli nedenlere bağlı olarak gelişebilir. Nedenleri biyolojik ve psikolojik olarak ikiye ayırabiliriz.

1) Koroner yetmezlik, enfarktüs, böbrek üstü bezlerinin fazla ya da az çalışması, cinsellik hormonlarının azlığı, tiroid hormonlarının azlığı ya da artışı, epilepsi, beyin kanamaları gibi rahatsızlıklar cinsel ilgiyi azaltabilirler. Ancak cinsel hormonların az olması cinsel isteği azaltabilirken, fazla olması isteği artırmaz.

2) Depresyon ilaçları, lityum, bazı tansiyon ilaçları, psikoz tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar cinsel isteği azaltabilmektedir. Cinsel isteğin azalmasına ya da ortadan kalkmasına neden olan etken bir hastalık ya da ilaç ise bu durumda cinsel istek bozukluğu tanısı konmaz. Tedavide de cinsel istek bozukluğuna neden olan hastalığın tedavi edilmesi ya da ilacın kesilmesi ya da değiştirilmesi temel yaklaşımı oluşturur.

 

B.PSİKOLOJİKNEDENLER:

 

1) Kişilik sorunları,

2) Cinsel kimlik veya yönelim sorunları,

3) Cinsel fobiler veya kaçınmalar,

4) Maskelenmiş parafililer,

5) Gebelik korkusu,

6) Psikiyatrik rahatsızlıklar,

7) Stres ve üzüntü kaynağı olan yaşamolayları,

8) Yaşla veya çekicilikle ilgili endişeler,

9) Eşe ilgi kaybı,

10) Yakınlık sorunları,

11) Evlilik çatışmaları,

12) Eşin cinsel beceri eksikliği,

13) Eş rollerindeki dengesizlikler ve edilgenlik,

14) Katı dini ve ahlaki inançlar,

 

 

 

 

CİNSEL İSTEĞİ ARTIRAN VE AZALTAN ETKENLER

Artırıcı Etkiler

 

Eş çekicidir.

Eş cinsel fanteziye denk düşer.

Eş baştan çıkarıcıdır.

Eş yanıt vericidir.

Ortam yardımcıdır.

Cinsel fanteziler.

Aşk.

Yenilik, yeni teknikler

Yeterli cinsel uyarı.

Huzur, gerginliklerin olmaması.

Güven

 

Azaltıcı Etkiler

 

Eş çekici değildir.

Eş cinsel fanteziye denk düşmez.

Eş yanıtsızdır.

Eş kızgın ve düşmancadır.

Ortam yardımcı değildir.

Olumsuz fanteziler.

Başkasına yönelik aşk.

Monotonluk.

Yetersiz cinsel uyarı.

Depresyon, anksiyete, öfke

 

TEDAVİ İLKELERİ

 

Cinsel isteksizlik tedavisinde temel yaklaşım, kişide cinsel isteği azaltan etkenlerin bulunup ortadan kaldırılması ve kişinin cinsel arzuları ile uyumlu bir cinsel yaşam biçiminin sağlanmasıdır. Eğer neden herhangi bir hastalık, depresyon gibi psikiyatrik sorunlar ya da bir ilaç kullanımından kaynaklanıyorsa nedene yönelik bir tedavi stratejisi izlenir.

 

Cinsel İstek bozukluğu tedavisinde cinsel terapiye yanıt oranıdiğer cinsel sorunlara göre daha düşüktür. Güncel ve nispeten daha yüzeyde olan bir etkene karşı gelişmiş cinsel istek veya tiksinme bozukluğunda cinsel terapi yöntemleri işe yarayabilir ve denenmelidir. Daha erken dönemlere ait, kronik, yaşam boyu özellik gösteren ve derin dinamik nedenlerden kaynaklanan etkenler söz konusu ise sorunun ağırlığına göre dinamik yönelimli cinsel terapi ya da uzun süreli  psikanalitik terapiler tercih edilmelidir.

 

CİNSEL TERAPİ

 

Evlilik çatışmaları, gebelik korkusu, cinsel fobiler veya kaçınmalar, katı dini inançlar, yaşla veya çekicilikle ilgili endişeler, eşe ilgi kaybı, yakınlık sorunları, eşin cinsel beceri eksikliği, güç dengesizliği, pasif agresif eş ve eşteki cinsel sorunlardan kaynaklanan istek bozuklukları için öncelikli olarak cinsel terapi düşünülmelidir.

 

Tedavide çiftin cinsel iletişimlerinin arttırılması, cinsel isteklerini daha rahat ifade edebilmelerinin sağlanması cinsel yaşamlarındaki kısıtlılıkların kaldırılması amaçlanır. Ancak tedavide en önemli unsur cinsel isteği engelleyen unsurların bulunup ortadan kaldırılması ile kişinin gizli kalmış arzu ve fantezilerinin uyandırılmasıdır.

 

DİNAMİK YÖNELİMLİ CİNSEL TERAPİ

 

Cinsel istek bozukluğu, maskelenmiş “parafililer”, kişilik sorunları, cinsel kimlik veya yönelim sorunları, dirençli cinsel fobiler veya kaçınmalar, cinsel dürtüler üzerinde kontrolünü kaybetme korkusuna bağlı ise dinamik yönelimli cinsel terapi daha uygun olabilir.

 

UZUN SÜRELİ BİREYSEL TERAPİLER

 

Cinsel terapi ile sonuç alınamayan ve dirençli ciddi kişilik bozuklukları, cinsel kimlik ve yönelim sorunları söz konusu ise uzun süreli psikanalitik veya diğer terapiler yararlı olabilir.

 
 
 
Uzm. Dr. Sevilay Zorlu - Tel: 0 242 316 98 99 | © Bütün hakları saklıdır.