TARİHTEN GÜNÜMÜZE EŞCİNSELLİK: TEK TANRILI DİNLER ve EŞCİNSELLİK
PSİKOLOG MAHMUT ŞEFİK NİL
İnsanlık tarihinde eşcinsellikle ilgili kayıt M.Ö. 3000. Yılına aittir. Eşcinsellikle ilgili ilk kayıtlara Eski Mısır. Sümer ve Hitit uygarlıklarında rastlanmakta, ancak günümüzün aksine ilk kayıtlarda yer alan eşcinselliğin tolerans gösterilen bir yaşantı olduğu ipuçları görülmektedir. Üzerindeki tartışmalar sürüyor olsa da M.Ö. 1400 lerdeki yasalan açıklayan bir tablette Hitlilerde iki erkek arasında evliliğe izin verildiği belirlenmiştir (Çığ, 2003)
İbrahimi (Hanif/Tek tanrılı) dinler olarak bilinen Musevilik, Hıristiyanlık ve İslam ortak söylemleri ve yorumlan olan, sayıca en fazla üyesi olan dinler olarak günümüzde hala eşcinselliğe yaklaşımları etkilemektedir.
Yale Üniversitesi nden Profesör John Boswell2, bu konudaki öncü çalışmasında, Hıristiyanlığın ilk beş yüz yılı içinde eşcinselliğin görece hoş görüldüğünü, Hıristiyanlığın iki yüzyılı aşkın bir süredir devlet dini olmasına rağmen Roma İmparatorluğunun ancak MS altıncı yüzyılda eşcinsel davranışı yasadışı ilan ettiğini, orta çağın ilk dönemlerinde ise eşcinselliğin zinadan daha hafif bir suç olarak görüldüğünü belirtmiştir.Sekizinci yüzyılda, Papa Aziz II. Gregory nin, papazlara ava gittikleri için verdiği ceza eşcinsel ilişkiye kıyasla daha şiddetliydi. (Kefaret cezası eşcinsel ilişkiye girilirse bir yıl, ava gidilirse üç yıldı.) Eşcinsel ilişkiye yönelik açık ve şiddetli düşmanlık geleneği on ikinci yüzyılda başlar. Boswell e göre, Eski Ahit te eşcinselliğin şeytan işi olduğuna ilişkin bir söz yoktur. Eşcinsel davranışlardan tek bahseden Levililer de16 ise, İncil bu eylemi "iğrenç" olarak nitelendirir. Ama iğrenç kişiler şeytan değildir. John Boswell e göre iğrençlik, "Domuz eti yemek ya da adet döneminde cinsel ilişkiye girmek gibi Musevi ibadetine ters düşen bir şeydi."
Lut kavmi olarak bilinen toplumun yok edilme gerekçesi eşcinsellikle açıklamak üç büyük dinde çok yaygın bir yaklaşım olsa da Kur an da başka olgulara da dikkat çekilir: Toplumlarında kültürel olarak kabul görmüş "yol kesme (Eşkiyalık) ve toplantılarında hayasız" şeyler yapmak3. "Tanrısal gazabın" gerçekleştiği gece olanlar ise eşcinsellik, yol kesme ya da toplantılarda hayasız şeyler yapmanın dışındadır: Bir evi basarlar, gelen iki misafire tecavüz etmek isterler ve ev sahibi onlara kızlarını teklif etse bile onlar kente gelen iki erkeği isterler4. Kuran dan anladığımız Lut kavminin kültürel değerlerinin "fahşiyat/fahiş" kavramına girdiğidir5. Bu ifade nerede kullanılsa "bir diğerine zarar veren bir ileri gidişten" bahsedilir. Gazap gecesi sahnesinde, Lut kavminin, "şehvetle arzuladıklan" bir erkeğe sahip olma konusunda gönül nzası ya da karşılıklılık gibi kavramlan geliştiremedikleri görülür. Kur an çevirmeni Abdülbaki Gölpınarlı, karşıdakinin gönül rızasını gözetmeyen denetimsiz şehveti vurgular. Eşcinselliğin yasaklanışına dayanak olan ayeti "şehvetle erkekleri kullanmaktasınız" ifadesi ile çevirir. Temel referanslar olarak kabul edilen bazı kaynaklar7 tarandığında genel yaklaşımın Lut kavminin sosyal yapısına değil sadece eşcinsel pratiklerine odaklandığı görülür. En büyük günahlardan biri sayılan ve hadislerde, tefsirlerde, fıkıhta en ağır cezalara konu olan eşcinsellikle ilgili olarak Yaşar Nuri Öztürk "Kur an daki İslam" : kitabında şöyle der: "Kur an bu konuyu Lut kavminin macerasını anlatırken dolaylı bir yoldan gündemermiştir." Oysa 27 Mart 2008 de Endonezya nın Başkenti Cakarta da yapılan Dinler ve Barış Konferansında . önsellik caizdir, yasaklanan şey "fiıhuş"tur. cümlesi telaffuz edilene kadar bu ayeti yorumlayanlar "dolaylı dan" gündeme gelen konudan başka bir açıyı araştırmamışlardır. Kuran metinlerinde cezalandırılan eya
kötü örnek olarak gösterilen diğer topluluklarda eşcinsellikten bahsedilmemektedir.
amiyet in Kuran-ı Kerimden sonra en geçerli kaynak kabul edilen hadis derlemeleri ise eşcinselliğe oldukça ert yaklaşmıştır. Eşcinsellerin sürülmesi, yakılması, öldürülmesi gibi birçok sert cezanın telaffuzu hadis azmaları içinde geçmektedir. Örneğin hadislerden bir tanesi Halife Ali nin eşcinsel bir çifti yaktırdığını, halife Ebu Bekir in ise üzerlerine duvar yıktırmak suretiyle onları öldürdüğünü yazar8.
ancak İslam alimlerinin bir kısmı hadislerin Muhammet peygamberin ölümünden 200 yıl sonra derlendiğine dikkat çekerek büyük bir kısmının mevzu yani hukuksal düzenleme için kullanılamaz olduğunu söylemişler e dikkate almamışlardır. Bu ekolün başında İmam Hanefi gelmektedir.
Hanefi, aykırı bulunan bakış açısı ve fikirleri nedeniyle dönemin yönetimince tutuklanıp M. 767 yılında apishanede zehirlenerek öldürülmüş bir önderdir. Onun bakış açısına göre her hangi bir konunun çözümü için Kur an ile hadis farklı şeyler söylüyorsa Kuran dediği esastır. İkisinin ortasını bulacak bir yol aramamıştır. Bu nedenle de hadisler gerekçe gösterilerek uygulanan bazı konularda yönetimi rahatsız eden bir bakış açısı vardır9. Eşcinsellik konusundaki fetvası kendinden sonra gelen mezhep imamlarından çok farklıdır. "Hatta İmam-ı Azam a göre bu fiili işleyenlere Kuran getirdiği hiçbir ceza yoktur. Açıkça ve detayları ile gösterilmediği takdirde hiçbir fiil için had (belirli suçlara için verilen ceza) uygulamaz10"
Kaynaklara göre İmam-ı Azam eşcinsel fiiller için had cezası uygulanamaz demiş olsa bile "tazir" uygulanır demiştir. (Ta zir; hükmü Kur anda belirtilmemiş ancak toplumsal düzen adına ihtiyaç duyulunca toplum yöneticileri tarafından belirlenmiş cezalardır.) Yani ona göre eşcinselliğin bir cezası vardır ancak Kur anda açık bir ceza olmadığı için ne olacağını toplum yöneticileri belirler.
Her konuda sadece Kuranı referans alan (ve bu yüzden de öldürülen) bu cesur beyin konu eşcinsellik
olunca "ille de cezalandırılması gereken bir olgu ile karşı karşıya geldiğini nasıl anlamıştır?
"Homoseksüellerin cezalandırılmasına gelince, Nisa suresi 16. Ayet birbiri ile cinsel ilişkiye giren iki erkeğe "eza" edin demektedir. Aynı ayete göre bunlar tövbe ettikleri takdirde rahat bırakılmalıdırlar.10" Belli ki İmam-ı Azam a eşcinselliğin açıkça ifade edilemese bile bir cezası olmalıdır. dedirten ayet bu ayettir. O halde Kur an eşcinselliğe verilecek cezayı belirlemeyerek -paradoksal olarak- en büyük cezaların bile verilmesinin önünü açıyor gibi mi görünmektedir? Nisa suresi 16. Ayeti 1 ile ilgili açıklamaları incelersek Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır tefsirinde bu ayetin zina eden kadın ve erkek hakkında olduğunu söyler ve ekler "Diğer taraftan Mücahid den bunun zina hakkında değil, livata hakkında olduğu ve binaenaleyh iki erkekten ibaret bulunduğu nakledilmiş. Ebu Müslim İsfahani de bunu tercih eylemiştir. 12" Elmalılı nın bu ifadesinden anlaşılan şudur ki Mücahid e (M. 642-722) kadar bu ayet eşcinsellikle bağlantılı algılanmamış, ancak ondan sonra eşcinsellikle bağlantı kurulmuş ve bu bağlantı İsfahanlı Ebu Müslim tarafından da tercih edilmiş ve kullanılmaya devam edilip yaygınlaşmış. İlginç olan detaylar şunlardır ki; Mücahid, Muhammed peygamberin ölümünden 10 yıl sonra, Halife Ömer döneminde doğmuş bir kişidir. Ebu Müslim İsfahani (M. 868-934) ise ondan 226 yıl sonra dünyaya gelmiştir. Bu demektir ki Nisa suresi 16. Ayetinin eşcinselliğe ille de bir ceza verin şeklinde anlaşılması için Muhammed Peygamberin ölümünün üzerinden 236 yıl geçmesi gerekmiş. Ki bu ayetin iniş dönemi ve Ebu Müslim in bu yorumu seçiş tarihleri düşünülürse aradaki zaman farkı en iyimser hesapla 250 yılı geçmektedir.
Ebu Müslim in bu yorumu neden seçtiğini şimdilik bir kenara bırakarak Mücahid in bu fikre nasıl vardığını anlayabilir miyiz? Bir diğer ve daha önemli soru ise Mücahid e kadar neden Nisa Suresi 16. Ayet eşcinsellikle bağlantılı düşünülmemiştir?
Nisa suresi 15 ayet (bir önceki ayet) zina eden kadınlarla ilgilidir. "Kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı aranızdan dört şahit getirin. Eğer şahitlik ederlerse, o kadınları ölüm alıp götürünceye yahut Allah onlara bir yol açıncaya kadar evlerde hapsedin."
Bu demektir ki bir kadınla bir erkeği yan yana görünce bunlar zina ediyor demek için dört şahidin "zina eylemine tanık olmaları" gerekmektedir. Ayet bir kadının zina edilme iftirasının kanıtlanmasını istemektedir. (Ayetin iniş sebebi de budur: "Bir kadın zina yaptı." diyorsak kanıtlamak gerekir.)
Takip eden ayet, yani eşcinselliğin cezası olarak yorumlanan ayet ise "İçinizden onu işleyenlere gelince, ikisini de rencide edin! 11" diyerek zinanın erkek kısmını da uygulama kapsamına almış görünmektedir çünkü zina eylemi bir kadının tek başına gerçekleştireceği bir eylem değildir. Bu nedenle Elmalılı, Nisa suresi 16. Ayet hakkında bilgi verirken tefsircilerin tereddüde düştüğünü ifade eder ve bu iki ayetin kadının aleyhine olarak zina cezasını artırdığını söyler. Yani söz konusu kadın olunca ev hapsi ve rencide etmek ama söz konusu erkek olunca sadece rencide etmek gibi göründüğünü söyler12. Düzenlemenin erkek lehine olduğu çok açıktır ancak cezanın ne olduğu belirtilmediği için düzenleme toplumsal ve kültürel erke açık bırakılmıştır.
Anlaşılan odur ki Mücahid e kadar bu iki ayet zina suçu ile ilgili algılanmış, kadınlar için zina ediyor dendiğinde bu suçun kanıtlanması için dört şahit gerekiyor denmiş, zina eylemine katılan diğer tarafı da olaya katarak ikisini de kınayın demiş. Burada eşcinsellik bağlantısı nasıl çağrışmış ya da sağlanmış?
Düğüm noktası Arapça gramer ile ilgili görünüyor. Arapça tıpkı Fransızca gibi oldukça cinsiyetçi ve erkek egemen bir yapıya sahiptir. Türkçeye göre oldukça garip gelen bir anlatım şekli vardır. Bir topluluktan bahsederken eğer on tane kadın ve bir tane erkek varsa erkekler için kullanılan zamirler kullanılır. Dolayısı ile "içinizden ikisi" anlamına gelen zamir "içinizden iki erkek" anlamına gelen zamirle aynıdır. Ve bir kadın ve bir erkeğin eylemi tek bir zamirle ifade edilirken kullanılan zamir iki erkeğin birlikte yaptıklarında kullanılan zamirle aynıdır.
Mücahid e bu ayetin eşcinsellikle ilgili olduğunu düşündüren bu gramer yapısı mıdır? Düşündüren diyoruz çünkü o fark edene kadar kimse bu bağlantıyı kurmamıştır. O halde Mücahid in tefsirine göz atmak gerekiyor.
Prof. Dr. İsmail Cerrahoğlu "Tefsirde Mücahid ve Ona İsnad Edilen Tefsir13" adlı çalışmasında ilginç tespitlerde bulunur. Özetle bu tespitler; Mücahid in oldukça güvenilir bir kişi olmasına rağmen Kur an ay imaya çalışırken İsrailiyat adı verilen Tevrat yorumlarına çok fazla başvurması (Anımsanmalıdır ki özellikle ~. rat eşcinsellik konusunda çok net ölüm fermanı vermektedir; Levililer 20/1318) ve daha da ilginci Mücahid ed edilen tefsirin %75 lik kısmının aslında Adem b. Ebu İyas (M. 749-835) tarafından yazılmış ancak Mücahid inenilir adı altında yayınlanmış olduğunu söyler13. Dolayısı ile Mücahid in tefsirine dayandırılarak eşcinselliğin . tanısı olarak yorumlanan Nisa Suresi 16. Ayetin eşcinsellikle bağlantısının kurulması Mücahid ile bile değil :an 93 yıl sonra doğan ve onun adını kullanarak kendi fikirlerini yaymaya çalışan Adem Ebu İyas ile gercekleşmiş olabilir.
V m bu uzun ve kafa karıştırıcı öykü İmam-ı Azam m neden "Kur an da cezası yoktur." diye kestirip attığı bir . eme "Ta zir cezası vardır." dediğini anlamamıza yardımcı olabilir. İmam-ı Azam m M. 767 yılında öldürüldüğü r z önüne alınırsa Adem b. Ebu İyas 18 yaşında olmalıdır. Gerçeği bilemiyoruz ama eğer eşcinsellikle r ı fikirlerini Mücahid in tefsiri altında yayınlasa bile İmam-ı Azam ın bundan etkilenmesi çok olası değil . -Linüyor. Mücahid %25 oranında orijinal kalabilmiş tefsirinde bu yorumu yaptıysa bile Muhammed :.. gamber yaşarken ayetin "zina eden kadın ve erkek" şeklinde anlaşıldığından kuşku duymamızı gerektirecek fade yok görünüyor. Ama bu yorum (Elmalılı nın tefsirine göre) neden Ebu Müslim e kadar tercih etmemiştir sorusu ile karşı karşıya kalıyoruz. Ve ister istemez İmam-ı Azam ın ölümünden 101 yıl sonra -cinsellik cezası olan bir eylemdir yorumunu seçtiği için kaynaklara bir ilk olarak geçen Ebu Müslim arak bambaşka bir soruyu soruyoruz? Gerçekten de İmam-ı Azam eşcinselliğe Kur an da belirlenmemiş ceza (Ta zir) telaffuz etti mi yoksa "Kur an da bir karşılığı yoktur." diyerek konuyu kapattı mı? Peki, onu yapmadıysa kim ta zir cezasını telaffuz ederek yaklaşık 1500 yıldır yüz binlerce gey, lezbiyen, trans veeksüel insanın dışlanmasına, aşağılanmasına ve katledilmesine, onların ailelerinin, dostlarının, sevenlerinin :-inden üzülmesine sebep oldu? Ve kim bundan nemalandı? Görünen o ki "Adam öldürmeyin", "Sizden farklına adaletsizlik yapmayın" (sondan ikinci olarak inen ve kanaatimce en az uygulanan ayet budur) gibi r>in tabirler kullanmaktan çekinmeyen Kur an da eşcinsellik konusunda bir ceza netleştirilmemiş ancak edişler ve gayretli çabalarla bu ceza netleştirilmiş olabilir. Cesur yorumlan ile bazen tepkiler toplayan Prof.dr. Yaşar Nuri Öztürk bile yaptığı Kur an çevirisine kendinden bir kelime eklememek adına eşanlamlı ımeleri peş peşe sıralarken konu Nisa suresi 15. ve 16. Ayete gelince orijinal metinde olmamasına rağmen eşcinsellik kelimesini Kur an çevirisine dahil etmekte bir sakınca görmemiştir.
Kaynaklar:
1. Çığ M. İ (2003) Ortadoğu Uygarlık Mirası, Kaynak Yayınlan, İstanbul, s.217
2. "Christianity, Social Tolerance, and Homosexuality: Gay People in Western Europe from the Beginning of the Christian Era to the Fourteenth Century", John Boswell, 1980
3. Kur an-ı Kerim Ankebut suresi 29. Ayet ""Erkeklere gidiyorsunuz, yol kesiyorsunuz, toplantılarınızda çirkinlikler sergiliyorsunuz, öyle mi?" Toplumunun cevabı sadece şunu söylemek oldu: "Eğer doğru sözlülerdensen, hadi getir bize Allah ın azabını!"
4. Kur an-ı Kerim Hud suresi 78. Ayet "Lût un kavmi koşarak onun yanına geldi. Bunlar daha önce de kötülükler yapmışlardı. Lût dedi ki: "Ey toplumum! İşte şunlar kızlarım. Onlar sizin için daha temiz. Allah tan korkun da misafirlerim önünde beni rezil etmeyin. İçinizde olgun bir adam yok mu?"
5. Kur an-ı Kerim A raf suresi 80. Ayet "Ve Lût... Toplumuna şöye demişti: "Sizden önce âlemlerden hiçbirinin yapmadığı bir iğrençliğe (Arapçası: Fahişeten) mi girişiyorsunuz?"
6. Kur an-ı Kerim A raf suresi 80. Ayet "Çünkü siz kadınları bırakıp şehvetle erkekleri kullanmadasınız ve siz, ancak haddini aşmış bir kavimsiniz."
7. Fahruddin Er-Razi, Seyyid Kutup, Ömer Nasuhi Bilmen, Mevdudi vd.
8. "Kutub-i Sitte", Hudud Bölümü, Livata ve Hayvana Temasın Haddi, Hadis No: 1615. Benzer konulu diğer hadisler: 1614,--1616-1617-1619
9. "Arapçılığa Karşı Akılcılığın Öncüsü İmamı Azam Ebu Hanife Esas Fikirleri Gölgelenen Önder", Yaşar Nuri Öztürk, Yeni Boyut yayınlan, 2009
10. Kur andaki İslam, Yaşar Nuri Öztürk, syf. 107,9. Baskı
11. Nisa suresi 16. Ayet "İçinizden onu(zinayı) işleyenlere gelince, ikisini de rencide edin! Fakat tevbe edip (hâllerini) ıslâh ederlerse, artık onları bırakın! Şüphesiz ki Allah, tevbeleri çok kabûl edendir, çok merhamet edendir."
12. "Hak Dini Kur an Dili", Elmalılı Hamdi Yazır, Nisa Suresi 16. Ayet tefsiri, Cilt 2, syf 1314
13. "Tefsirde Mücahid ve Ona İsnad Edilen Tefsir", İsmail Cerrahoğlu, Cilt:23, Sayı ODOI: 10.1501/Ilhfak_0000000587, http://dergiler.ankara.edu.tr/detail.php?id=37&sayi_id=767
14. "Eşcinselliği içinizden iki erkek yaparsa onlara eziyet edin. Bu ikisi tövbe eder, durumlarını düzeltirlerse onlara eziyetten vazgeçin. .." Yaşar Nuri Öztürk Nisa Suresi 16 Ayet çevirisi.
15. Kur an-ı Kerim, Maide suresi 8. Ayet, "Ey inananlar, Allah için adaletle şahidlik edenler olun. Bir topluluğa karşı duyduğunuz kin, <;zi adaletten saptırmasın. Adil davranın, takvaya yakışan budur. Allah tan korkun, kuşkusuz Allah yaptıklarınızı haber almaktadır."
6. "Ve bir adam kadınla yatar gibi erkekle yatarsa, ikisi menfur (nefret edilen) şey yapmıştır; mutlaka öldürüleceklerdir; kanları • endi üzerlerinde olacaktır." Kitab-ı Mukaddes, 1993 basımı
17. "Kadınlarınızdan eşcinsellik/sevicilik yapanlara karşı içinizden dört tanık getirin; eğer tanıklık ederlerse o kadınları, ölüm canlarını alıncaya ya da Allah kendileri için bir yol açıncaya kadar evlerde tutun." Yaşar Nuri Öztürk Nisa Suresi 15. Ayet Çevirisi
18. "From Disgust to Humanity: Sexual Orientation and Constitutional Law", Nussbaum, Martha. Oxford University Press. (2010)
19. "Medieval Folklore: A Guide to Myths, Legends, Tales, Beliefs, and Customs",Carl Lindahl & John MacNamara & John Lindow, 2000, Oxford University Press, New York,ISBN=0-19-514772-3, sf. 243
20. "İçinde oturmuş olduğunuz Mısır diyarının işleri gibi yapmayacaksınız; ve sizi götürmekte olduğum Kenan diyarının işleri gibi de yapmayacaksınız; ve onların kanunu ile yürümeyeceksiniz." Levililer 18/3, Kitabı Mukaddes, 1993
21. "Bu sebeple Allah onları rezalet ihtiraslarına teslim etti, çünkü onların kadınları tabii kullanışı tabiate muhalif olana çevirdiler; ve ayni suretle erkekler de kadının tabii kullanışını bırakarak şehvetlerini birbirlerine kızıştırdılar, erkekler erkeklerle rüsvaylık ederek sapıklıklarına layık olan karşılığı aldılar" Pavlusun Romalılara Mektubu, 1/26-27. Ayetler, Kütabı Mukaddes, 1993
CETAD (Cinsel Eğitim Tedavi Araştırma Derneği)
Uzm.Dr. Sevilay ZORLU
Psikiyatrist & Psikoterapist
CETAD Antalya Bölge Temsilcisi
www.antalyaterapipsikiyatri.com
Şirinyalı Mh. İsmet Gökşen Cad.
1528 S. Şahbaz Apt. K:2 D:5
Tel: 0 (242) 316 98 99
facebook.com/antalyaterapipsikiyatri
twitter/ Dr.SevilayZorlu